Güneş pususundan sıyrılmış, içinde yaşadığımız “Yaşlı küremizi” olanca gayretiyle ısıtma telaşında. Ağaçların gövdelerinde bir pırıltı dolaşıyor. Dalların uçlarında yer yer, açık yeşil, diri tomurcuklar fışkırıyor. Yüzlercesi, evet bir gecede yüzlercesinin açtığı çiçekler. “Sanki melekler ziyaret etmiş gibi, yeşil çalılar boyunlarını eğiyorlar”. Doğa kendinden geçmişçesine bir anda silkinip güzelliğe bürünüyor. “Bahar her şeyden önce bir mutluluk, bir yerinde duramama, bir gençlik halidir”.

Uzay boşluğundaki bu “kaya” parçasının, ülkemizin de içinde bulunduğu Kuzey Yarım Küresinde ilkbahar zamanı.

21 Mart tarihinde gerçekleşen ilkbahar ekinoksu, Kuzey Yarım Kürede ilkbaharın başlangıcı olarak kabul edilir. Bu tarihte Dünya’nın ekseni Güneş’e tam dik olacak şekilde konumlanır ve güneş ışınları Ekvator’a dik olarak gelir. İlkbahar ekinoksunda gece ve gündüz süreleri eşitlenir. Bunların sonucu olarak doğada bir doğum zamanı, yeni başlangıçlar, yenilenme ve büyüme başlar. “Dünyamız uzun kış uykusundan uyanır, yenilenmiş bir sevinç ve ilham duygusuyla dolar”.

 

 “Tam bu zamanda insan fizyolojisi de yeni ve temiz bir başlangıç için bir fırsat algılar”; Vücudumuz yüklerini hafifletmeye, dengesizliklerden temizlenmeye ve en derin dokularımızı gençleştirmeye hazırdır.

Bu bahar “farklı” olun.

Pahalı parfümleri bir kenara bırakın, en büyük gösteriş doğallıktır unutmayın.

“Tarzınızı yansıtan kombinleri boş verin. Eski bir tişört geçirin üzerinize”.

 

Sabah güneşini selamlayın.

“Bir Savaşçı gibi Göğsünüzü temiz havayla doldurun ve minnettar olun”.

 

Bir ağaç gövdesinde, bir ırmak kenarında uyumayı deneyin.

Nisan yağmurlarında sırılsıklam ıslanın.

İlkbaharı içinize çekin, pabuçlarınızı fırlatın, yürüyün çıplak ayaklarla,

“İşi, gücü, temizliği sorun etmeyin, kusursuz olmaya çalışmayın”.

 

Sırt üstü yatın, yemyeşil çimenlere.

Doğanın senfonisini iliklerinize kadar hissedin.

Bırakın ısıtsın gün ışığı bütün bedeninizi.

“Zihninizi arındırın”.

 

Doğal dünyayla çevrenizdekileri hizalayarak kendinize bir bahar rutini oluşturun.

“Alışkanlıklarınıza esir olmayın, her gün farklı yollar keşfedin”.

 

Kendi başınıza olun, tüm kötülükler “kendi başımıza” olmamaktan kaynaklanır.

Kendi arkadaşınız olun.

Evinizi taze çiçeklerle donatın.

Camlarınızı açık tutun, bırakın bahar esintisi evinize neşe getirsin.

Tabiatın yeniden doğuşu ile birlikte “kendinizi onurlandırın”.

Ne demişti Ataol Behramoğlu,

 Unut her şeyi yaşını koru, bir de bahar akşamlarından,

 Bir de ekmeği son lokmasına dek yemeği,

 Bir de ağız dolusu gülmeyi unutma hiçbir zaman.

 

 

En nihayetinde “toprak” olup gitmeyecek miyiz?

Her şey, vücut bulduğu köklere geri döner,

Bedenimiz toprak olur, kanımız su,

Isımız ateş, soluğumuz hava,

Ahenkle doğanlar, ahenkle ölürler. Matthew Arnold

Neşeyle kalın…